Grup Terapisi, Gaziantep Grup Terapisi, Gaziantep Psikolog 16 May 2017
Grup Terapisi
GRUP TERAPİSİ

Psikoterapi, düşünce, duygu ve davranışları, konuşma, ilişki kurma, birlikte değişik çalışma yolları ile etkileyerek değiştirme, iyileştirme demektir. Psikoterapi deyince, çağdaş ruh bilim bilgilerine dayanarak, hasta/ danışan ile olumlu bir ilişki içinde özel teknikleri kullanan bir takım uygulamalar anlaşılır.

Grup psikoterapisi, bu eğitimi almış grup psikoterapistleri tarafından yönetilen, 3- 20 kişiden oluşan, uygun şekilde seçilmiş hasta ve/veya danışanlara uygulanan bir tedavi biçimidir.

İnsanlar küçük ve geniş gruplar halinde yaşar ve etkileşimlerde bulunurlar. Adeta içinde yaşanılan toplumun bir minyatürünü sağlayan grup psikoterapilerinde, hastalar/ danışanlar, kendilerini ve diğerlerini daha iyi anlama, tanıma ve kendilerini değiştirme, geliştirme fırsatı bulurlar.

Değişik ekollerde kuramsal donanımları olan ve değişik teknikler kullanan grup yöneticileri, değişimleri sağlamak için grup üyeleri arasındaki dinamikleri ve etkileşimleri kullanır. Grup psikoterapilerinin en büyük özelliği, grup üyelerinin, yönetici/ yöneticilerden olduğu kadar, diğer üyelerden de geri bildirim almalarıdır. Birden çok kişinin birbirlerine yardımı söz konusudur. Bir başka özelliği de, hem kişinin hem de terapistlerin, hastanın/ danışanın, ruhsal, duygusal ve davranışsal tepkilerini doğal şekilleriyle gözleyebilmeleridir.

Gruplara özgü terapötik faydalar nelerdir?

Gruba özgü tedavi edici etkiler arasında evrensellik (yalnız değilim duygusu), özgecilik (başlarını düşünme), eşduyum becerilerinde artış, umut aşılaması, geçmişi tamir eden duygusal yaşantı, sosyalleşme becerilerinin gelişmesi, sağlıklı özdeşimler kurma, kabul ve hoşgörü geliştirme, gerçeği değerlendirme yetisinde artış, ilişkisel öğrenmeler, farkındalık artışı, içgörü artışı vardır.

Grup psikoterapisi çeşitleri

Altta yatan kuramsal dayanaklarına göre grup psikoterapisi çeşitleri vardır: Destekleyici, çözümleyici (analitik), psikodramatik-sosyometrik, davranışcı-bilişsel, ilişkisel, etkileşimsel, geştalt, transaksiyonel, aile ve eş grupları, eğitsel, eğitimsel, kendine yardım grupları bunlar arasında belli başlılarıdır.

Grup psikoterapistleri / yöneticileri

Gruplar, genellikle, bir yönetici ve 1- 2 yardımcı yönetici tarafından yönetilir. Yardımcı yöneticilerin eğitiminin de sürdüğü gruplarda yardımcı yöneticiler dönüşümlü olarak yönetimi alır ve canlı denetim alırlar.

Yöneticilerin, alanlarında uzmanlaşmış oldukları, sertifikalarını görerek anlaşılabilir. Eğitimlerini, genellikle, Dernekler ve özel Enstitüler aracılığıyla yapmaktadırlar. Grup psikoterapisti (psikiyatristler, klinik psikologlar, uzun süreli psikopatoloji eğitimi almış tıp doktorları) ya da grup yöneticisi (psikologlar, sosyal hizmet uzmanları, psikolojik danışmanlar, tıp doktorları, yüksek hemşireler) ünvanı kazanmış kişiler bu işi yapmaya ehildir.

Tarihçe

Tarihsel olarak bakıldığında psikiyatrik tedavi boyutuna, ilişkiler boyutunu ve grubu sokan öncüler arasında, alandaki çalışmaları 1914’lerde başlayan J. L. Moreno’yu sayabiliriz. İlk grup psikoterapileri kongreleri ve halen etkin şekilde çalışan Uluslararası Grup Psikoterapileri Birliği onun tarafından başlatılmış, kurulmuştur. J. L. Moreno, özgün bir yöntem olan Psikodramatik Sosyometrik Grup Psikoterapisi’ni geliştirmiştir. Diğer öncüler arasında S. Slavson, H. Spotniz, S. H. Foulkes, W. Bion, E. Berne, F. Perls, I. Yalom,’u sayabiliriz.

Ülkemizdeki ilk grup psikoterapisi uygulamaları R. Avcılar, F. Ergun, E. Gençtan, L. Zileli, C. Odağ tarafından yapılmış, ilk sistemli grup psikoterapisi eğitimi (psikodrama) A. Özbek tarafından başlatılmıştır. Adını taşıyan Dr. Abdülkadir Özbek Psikodrama Enstitüsü bu alanda uzmanlar yetiştirmeye devam etmektedir.

Sınıflandırmalar

Amaca göre: Belirtilerin iyileştirilmesi, yaşamdaki ilişkilerin düzeltilmesi, kişilik gelişimi.

Tiplere göre: Destekleyici, psikanalitik, grup analizi, psikodinamik-ilişkisel, psikodrama, geştalt, transaksiyonel, davranışçı- bilişsel, etkileşim, eğitici, profesyoneller için eğitim, kendine yardım grupları.

Hasta/danışan seçimine göre: Aynı tanılı hastalarla homojen gruplar oluşturulabilir. Örneğin, yeme bozuklukları, alkol ve madde kullanım bozuklukları, şizofrenik bozuklukta sosyal beceri gelişimi grupları, yas grupları gibi. Değişik tanı ve sorunlara göre karma (heterojen) gruplar oluşturulabilir.

Süreye göre: Bir hafta sonu çalışması (konulu çalışmalar, atölyeler), uzun yıllar süren (üç yıllık kişisel gelişim/ tedavi grupları, dört- yedi yıllık profesyonel eğitim grupları) ya da açık uçlu süresiz gruplar (psikoterapi grupları, kendine yardım grupları) söz konusu olabilir.

Uygulama yeri

Hastanelerde grup toplantıları, günaydın toplantıları grup biçiminde yapılır ve çoğunlukla serviste yatan tüm hastaların katılımı ile ekip yöneticiliğinde gerçekleşir. Ayrıca grup için seçilen hastalarla grup psikoterapileri de yapılabilmektedir.

Özel koşullarda muayenelerde, psikoterapi yan dal merkezlerinde, psikoterapi atölyelerinde, psikolojijk danışmanlık ve terapi merkezlerinde, enstitülerde başvuranlar arasından yapılan seçimlerle grup oluşturulur.

Grubun Yapısal Özellikleri

Büyüklük: En az 3 en çok 20 üye ile yürütülür. Bazı orta ve geniş grup uygulamaları da olabilir (20’den fazla; 60’tan fazla) Çoğu grup psikoterapisti 8- 12 üye ile çalışır.

Seans sıklığı: Çoğunlukla haftada bir (45 dakika- 3 saat) uygulanır. Yoğun ( hafta sonu 21 saat, bir hafta her gün) ve maraton grup uygulamaları (az uykuyla 72 saat) da vardır.

Kapalı ya da açık grup: Bazı gruplar başladığından sonra yeni üye almaz. Grup sayısı düşse bile aynı üyelerle devam eder. Yarı kapalı gruplarda düşen üye sayısına göre yeni üye eklenebilir. Açık gruplarda ise tedavisi biten üye ayrılır. Gruba yeni üyeler eklenmeye devam eder. Grupta eskiler ve yeniler birarada bulunur.

Ortam: Grup psikoterapileri hastanelerde yatan ve ayaktan olmak üzere uygulanabilir. Muayenehanelerde, danışmanlık ve tedavi merkezlerinde, psikoterapi merkezlerinde, enstitülerde, atölyelerde uygulanabilir.

Hasta/ Danışan Seçimi

Grup terapistleri, gruba uygun kişileri belirlerken genellikle en az birkaç bireysel görüşme yaparak karar verirler. Ruhsal muayene ve değerlendirme yapar, bazı psikolojik testler isteyebilirler.

Seçim ve dışlamada kullanılabilecek bazı ölçütler şunlardır:

Otorite sıkıntısı: Yüksek düzeyde otorite sıkıntısı yaşayan kişilerin bir kısmı grup ortamında daha rahat eder.

Akran sıkıntısı: Sınırda ve şizoid kişiliği olanla grup ortamlarında pek rahat edemezler.

Sosyal fobi: Bu kişiler dayanabilirse grup onlar için ideal bir tedavi ortamıdır.

Diğer bazı tanılar: Grup için dışlama ölçütlerinde antisosyal kişilik bozukluğu, paranoid kişilik bozukluğu vardır. Bu kişiler karma gruplarda iyi hissetmezler. Bunlar yine de kesin dışlama ölçütü değildir. Deliran bozuklukta, sanrılı hastalarda özenli davranmak gerekir. İntihar riski yüksekse gruba alınması pek uygun değildir. İki uçlu duygudurum bozukluğunda ilaç kontrolündeki hastalar grup psikoterapisinden yararlanabilir. Şizofrenik bozukluklu hastalar ilaç kontrolü ile grup psikoterapisinden yararlanabilirler. Grup psikoterapileri bazı hastaların (anksiyete bozuklukları, yineleyici depresyon, postravmatik stres bozukluğu, yeme bozuklukları) ilaç terapilerinin ileride sonlandırılmasında yararlı olabilir. Bu değerlendirme grup psikoterapisti ile farklı kişiyse psikiyatristinin ortak değerlendirmesi ile yapılmalıdır.

Grup psikoterapisi hangi hastalıklarda ve durumlarda uygulanır

Anksiyete bozuklukları (Panik bozukluk, yaygın anksiyete bozukluğu, akut ve kronik stres bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, fobiler, sosyal fobi, dissosiatif bozukluklar, konversiyon bozukluğu, somatizasyon bozukluğu, hipokondriazis, sınav anksiyetesi, performans anksiyetesi)
Duygudurum bozuklukları (depresyon, iki uçlu duygudurum bozukluğu)
Psikotik bozukluklar (Destekleyici, eğitici gruplar)
Yeme bozuklukları
Madde ve alkol kullanım bozuklukları
Cinsel sorunlar
Kişilik bozuklukları
Yas, komplike yas, kayıp ve travmalar
Çocukluk travmaları
İlişki sorunları (eş, aile, çocuk, işyeri) Not: Aile ve eş grupları değilse, grup psikoterapilerinde kişi terapiye onlardan ayrı katılır.
İhmal, istismar ve şiddet
Kronik fiziksel hastalıklar
Duygusal durumlarla bağlantılı fiziksel bozukluklar
İşyerlerindeki ilişkisel sorunlar
Okullardaki ilişkisel sorunlar
Çatışma çözümü
Ebeveynlik eğitimi
Yaşam değişikliklerine uyum sorunları
Zorlu ve kronik hastalıklarla uğraşan hasta yakınlarına yardım
Farkındalık, içgörü ve kişisel gelişim

Ücretsiz Olarak İletişim Kurmak İstermisiniz ?

Gaziantep Psikolojik Destek Merkezi olarak Değişim Psikolojik Destek Merkezinden sorunlarınız hakkında iletişim formunu kullanarak ön bilgilendirme alabilirsiniz. Danışanlarımızın durumlarına göre kendileri Psikolog Pınar Erkmen tarafından gerekli bilgilendirme yapılarak bir sonraki aşamalar için ne gibi işlemler yapılması konusunda bilgilendirileceksiniz. Randevu formunu kullanarak kendinize en uygun olan gün ve saati belirleyerek destek alabilirsiniz. Daha detaylı bilgi için iletişim formunu kullanabilir veya telefon numaralarımızı arayabilirsiniz.

En uygun gün ve saat’de randevu alın

16 May 2017
Psikoterapi
PSİKOTERAPİ

Psikoterapi; bu konuda gereken eğitimi almış bir psikolog/psikiyatr ile “psikiyatrik hastalık/psikolojik temelli” sorunlarının çözümü için kendisine başvuran danışan, hasta, çift, aile ve gruplar arasında gerçekleşen “tedavi amaçlı işbirliği-iletişim” sürecidir. Psikoterapide “belirli bir teori ya da paradigmaya dayanan, planlanmış bir tedavi yaklaşımı” vardır ve psikoterapist bu yaklaşımın eğitimini almış bir uzmandır. Bu özelliğiyle psikoterapi; diğer “danışmanlık, destek, koçluk, kişisel gelişim vb.” süreçlerden ayrılır.

Yanlış İnanış; Yakın arkadaşlarla ya da akrabalarla konuşmak gibi bir sohbet şeklidir.

Psikoterapide Asıl Amaç;
Psikoterapide asıl amaç rahatlatmak, neşelendirmek, hak vermek değildir.

Beraberce üzülmek ya da kişinin üretemediği çözümü doğrudan bulup empoze etmek değildir. Psikoterapi ortamı, kişinin kendini tanıması ve çözümlerine ulaşabilmede gerekli psikolojik zeminin oluşturulmaya çalışıldığı bir ortaklıktır.

Psikoterapi sorunun niteliğine göre bireysel, çift/evlilik terapisi, aile terapisi, ya da grup terapisi şeklinde uygulanabilir. Çoğu psikoterapi teknikleri yöntem olarak “karşılıklı konuşarak” iletişimi kullanır. Bazı psikoterapi türlerinde de İletişimde araç olarak yazmak, çizim, sanat terapisi, drama (rol yaparak, kurgulanan belli kişiyi/nesneyi canlandırma) yada müzik kullanılabilir.

Çocuk psikiyatrisi alanında örneğin; oyun terapisi, çizim, drama sıklıkla kullanılan tekniklerdir, Tüm psikoterapi tekniklerinin ortak yönü; bir teoriye dayalı ve amaca yönelik olarak yapılandırılmış olmalarıdır. Ve hepsinde amaç; bireyin kendini gözlemleme kapasitesini ve kendine ilişkin farkındalığını artırmak, sorunlarının kaynağında ya da devamında kendi rolünü görmesini ve çözüm için gerekli zihinsel ve davranış değişikliklerini gerçekleştirebilmesini sağlamaktır.

Psikoterapistin Vazifesi:

Psikoterapi ortamı biraz da denizciliğe benzer. Hayat denize, kişinin hayatta kapladığını varsaydığı yer gemiye, kişi kaptana, terapist ise kılavuz kaptana benzetilebilir. Kişi kendi hayat gemisini kullanmakla yükümlüdür çünkü kaptan odur ve sorumluluk ona aittir. Ancak gemisini kullandığı alanda başka gemiler ve hayat denizinde fırtınalar, girdaplar ve su altında göremeyeceği çıkıntılar olabilir. Burada devreye kılavuz kaptan yardımı yani terapist girer. Kişinin hayat denizinde gemisini minimum risklerle güvenli denizlere ulaştırmasında kılavuzluk yapar. Özellikle bu yönüyle hayat dümenine yeni geçmiş olan çocuk ve gençlerde uygulanan terapiler tedavide büyük öneme haizdir.

İLK ADIM: Psikoterapiye gitmenin utanılacak bir şey olmadığı artık tüm dünyada, gelişmiş toplumlarca bilinmektedir. Pek çok başarılı kişinin ardında psikolojik danışmanlar vardır. Kişinin kendindeki eksiklikleri ya da kendisini zorlayan süreçleri bilip hareket etmeyi istemesi son derece akıllıca bir seçimdir. Kendini çözümlemek, çözümlemeyi istemek ve bu kararı alıp, kararın arkasında durmak ilk adımdır.

Psikoterapist Ne İster?

Gelen danışanın terapi süreci bittiğinde; ilaç tedavisi de sonlandıysa, yeniden bir psikiyatrik tedaviye gereksinim duymaması için gerekli psikolojik zemine ulaşmış olmasını, doktora, ilaca ya da psikoloğa bağımlı kalmamasını ister.

” PSİKOTERAPİ BİREYSEL ÖZGÜRLÜĞE GİDİŞ İÇİN SAĞLIKLI BİR SEÇİMDİR.
YENİDEN RAHATSIZLANMAMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLERİN ÖĞRENİLDİĞİ BİR SÜREÇTİR.”

Ücretsiz Olarak İletişim Kurmak İstermisiniz ?

Gaziantep Psikolojik Destek Merkezi olarak Değişim Psikolojik Destek Merkezinden sorunlarınız hakkında iletişim formunu kullanarak ön bilgilendirme alabilirsiniz. Danışanlarımızın durumlarına göre kendileri Psikolog Pınar Erkmen tarafından gerekli bilgilendirme yapılarak bir sonraki aşamalar için ne gibi işlemler yapılması konusunda bilgilendirileceksiniz. Randevu formunu kullanarak kendinize en uygun olan gün ve saati belirleyerek destek alabilirsiniz. Daha detaylı bilgi için iletişim formunu kullanabilir veya telefon numaralarımızı arayabilirsiniz.

En uygun gün ve saat’de randevu alın

15 May 2017
Çocuk – Ergen Terapisi
ÇOCUK – ERGEN TERAPİSİ

Bizler, doğduğumuz ilk andan itibaren karışık ve sonu gelmez lüzum döngümüzle başkalarına bağımlı yaşayan varlıklarız. Ne kadar kendini adarsa adasın hiçbir ebeveyn, bizim bu aralıksız değişen gereksinimlerimizin tamamını yanılgısız bir şekilde karşılamaya muvaffak olamayabilir. Bu sebeple pek çok kişi ister istemez çocukluğunda psikolojik ve fiziksel travmalara uğrar, yaralanır.

Günümüzün değişen şartları, çocukların psikolojik ve sosyal gelişimine pozitif ya da negatif pek çok biçimde katkı sağlamaktadır. Çocuklar ve ergenler, bu kadar çok uyaran ve basit erişilebilir bilginin içinde zaman zaman istenmedik tavırlar sergileyebilmektedir. Büyüme sürecinde bir mesele olduğunda çocuk ve ergenin duygusal, zekasal, aile ve/veya okul yaşantısında ciddi bozulmalar alana gelebilir. Bu sebeple çocukluk ve ergenlik, oluşabilecek duygusal ve tutumsal problemlerin çözülmesi gerektiği kadar sağlıklı gelişimin de desteklenmesi gereken bir dönemdir.

Çocuk ve ergenlerin ruhsal zorlanmalarının tanısı, seyri ve rehabilitasyonu yetişkinlere göre değişiklikler gösterir. Çocuk ve ergen terapisi, çocuğun yaşı dikkate alınarak duygusal ve tavırsal başkalaşımlar yapmayı amaçlayan devingen bir süreç olup; kendisiyle,yaşıt grubuyla ya da ailesi ile beraber uygulanabilir. Merkezimizden çocuk ve ergenlere yönelik disiplin sorunları, okul başarısızlığı, okuldan kaçma, sınav kaygısı, kardeş kıskançlığı, sorumsuzluk, utangaçlık, öfke, yalan söyleme, parmak emme, tırnak yeme, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, tik bozukluğu, okul korkusu, kekemelik, enürezis ve enkoprasiz gibi çeşitli problemlere yönelik uzman desteği alabilirsiniz.

“Unutmayınız ki ruhsal açıdan sağlıklı kişiliklerin temelleri çocukluk ve ergenlikte atılır.”

Ücretsiz Olarak İletişim Kurmak İstermisiniz ?

Gaziantep Psikolojik Destek Merkezi olarak Değişim Psikolojik Destek Merkezinden sorunlarınız hakkında iletişim formunu kullanarak ön bilgilendirme alabilirsiniz. Danışanlarımızın durumlarına göre kendileri Psikolog Pınar Erkmen tarafından gerekli bilgilendirme yapılarak bir sonraki aşamalar için ne gibi işlemler yapılması konusunda bilgilendirileceksiniz. Randevu formunu kullanarak kendinize en uygun olan gün ve saati belirleyerek destek alabilirsiniz. Daha detaylı bilgi için iletişim formunu kullanabilir veya telefon numaralarımızı arayabilirsiniz.

En uygun gün ve saat’de randevu alın

15 May 2017
Aile ve Çift Terapisi
Aile ve Çift Terapisi Nedir?

Aile ve çift terapisi; değişim ve gelişimi sağlamak adına, aileler ve çiftler arasındaki yakın ilişkinin çalışıldığı, psikoterapinin bir dalıdır.

Bireylerin diğer insanlarla kurdukları ilişkiler, ruh sağlıkları ve duygusal doyumları açısından çok önemlidir. Özellikler ebeveyn, eş ve çocuklar gibi kişilerle kurulan yakın ilişkilerde, bu rol daha belirgin bir hal alır. Bu yakın ilişkilerden birisi olan evlilik ilişkisinde, eşler zaman zaman çatışmalar, zorlu ve sıkıntılı dönemler yaşayabilirler.

Aile ve çift terapisinde amaç, aile içinde ve çiftler arasında yaşanan zorlu ve sıkıntılı süreçlerin ele alınarak çatışmaların çözülebilmesi ve tüm aile üyelerinin sağlıklı yönde değişiminin ve gelişiminin sağlanmasıdır. Hem aile içi ilişkileri düzenlenmesi hem de diğer insanlar ve durumlar ile ilişkilerin düzenlenmesi hedeflenmektedir.

Ülkemizde aile ve çift terapisi son yıllarda giderek artan bir öneme sahiptir. Bireyler, sıkıntılı ve zor olan döngülerinden kurtulabilmek için tüm sistemde meydana gelebilecek bir değişime ihtiyaç duymaktadırlar. Terapistler, aile üyelerinin birbirlerine yardım edebilmeleri için yapıcı yollar bulmasına yardım ederler. Her bir üyenin sıkıntısı aile sistemi içinde değerlendirilir.

Aile ve çiftlerle olan çalışmaların uzun vadeli etkisi söz konusudur. Terapiye katılan bireyler, kendileri ve diğer aile üyeleri hakkında daha fazla şey öğrenmektedirler. Bireylerin birbirleri ile kurdukları yakın ilişkiler desteklenmektedir. Problemlerle baş etme becerilerinin edinilmesi ile birlikte, sadece o anda yaşanan durumlara çözüm üretilmesi değil, sonrasında da yaşanabilecek bazı zor durumlarla baş edilebilmesi sağlanabilmektedir.

Aile ve Çift Terapisinden Kimler Yararlanabilir?

Özellikle aile ve çift ilişkilerinde problem yaşayan herkes bu terapi yönteminden yararlanabilir. Aile ve çift terapisinin çok geniş ve yaygın bir kullanım alanı vardır. Tüm psikiyatrik/psikolojik bozukluklarda, diğer yöntemlerle birlikte kullanılabilir. Kullanım alanlarından bazıları aşağıdaki gibidir:

Çift ilişkileri
Evlilik problemleri
Boşanma
Çocuk, ergen ve yetişkin ruh sağlığı
Çocuk ve ergenlerde davranış bozukluğu ve okul problemleri
Yeme bozuklukları
Alkol ve madde kullanımı
Kronik fiziksel rahatsızlıklarla
Yas, kayıp ve travmalar
Duygusal istismar, ihmal ve şiddet
Aile yaşamında değişiklikler (iş değişikliği, taşınma vb.)
Anksiyete ve depresyonu da içeren duygusal bozukluklar
Ebeveynlik becerileri
Üvey bireyi bulunan aileler destek.
Evlat edinme, üvey ebeveyn/çocuk ilişkileri
Kendine zarar verici davranış
Travma sonrası çocuklara, gençlere ve yetişkinlere destek
Göç eden ailelere destek
İş stresi
Ekonomik problemler
Birçok durumda, diğer psikoterapi yöntemleri ve bazen de ilaçla tedavi yöntemi eşlik edebilmektedir.

Bazı durumlarda, aile ve çift terapisi yasal olarak önerilmektedir. Örneğin aile mahkemelerinde boşanma vb. bazı davalarda önce aile/çift terapisi önerilmektedir.

Aile ve Çift Terapisi Nasıl Yapılır?

Aile ve çift terapisi uygulamalarının farklı yöntemleri vardır. Bazı uygulamalarda tüm aile üyeleri aynı seansta bir araya gelirken, ağırlıklı olarak terapist aile üyelerinden bir ya da ikisini veya çiftleri tek tek görebilir.

Özellikle çocuk merkezli aile terapisi uygulamalarında, bazı durumlarda, çocukları öğretmenleri, okul rehberlik servisi ya da sosyal hizmet uzmanları ile görüşmeler söz konusu olabilmektedir.

Aile ve çift terapisi, duruma göre değişebilmekle birlikte, genellikle 8–24 seans olarak yapılmaktadır. Seans süresi 50 dakikadır. Hastanelerde ya da özel muayenehanelerde/merkezlerde yapılmaktadır. Her seansta aile üyelerinin tümü katılmamaktadır. Yine bazı durumlarda, seansa iki terapist birlikte katılabilirler.


Ücretsiz Olarak İletişim Kurmak İstermisiniz ?

Gaziantep Psikolojik Destek Merkezi olarak Değişim Psikolojik Destek Merkezinden sorunlarınız hakkında iletişim formunu kullanarak ön bilgilendirme alabilirsiniz. Danışanlarımızın durumlarına göre kendileri Psikolog Pınar Erkmen tarafından gerekli bilgilendirme yapılarak bir sonraki aşamalar için ne gibi işlemler yapılması konusunda bilgilendirileceksiniz. Randevu formunu kullanarak kendinize en uygun olan gün ve saati belirleyerek destek alabilirsiniz. Daha detaylı bilgi için iletişim formunu kullanabilir veya telefon numaralarımızı arayabilirsiniz.

En uygun gün ve saat’de randevu alın

Hemen Ara
Adres Tarifi